(13) YÖNTEMBİLİME ÇAĞRI

Bu yazıda kullandığımız yöntembilimin, herhangi bir dini ilke ve prensip seçme zorunluluğu getirmemesi ve herkese ve herkesime özgür ve özgün bir şekilde dizge ve sistem kurabilme imkanı vermesi bakımından genel ve nesnel bir araç olduğu; bu aracın mantık ve matematik gibi tümel ve evrensel düşünce aygıtlarını baz aldığı nazara alınırsa bu ortak temel alan, görünüşteki beşeri felsefe ve ilahi din savaşını fen ve din işbirliğine çevirerek SANAT VE HİKMET etkinliklerinde ortak iletişim dilini ve EDEBİYAT VE İLİMM alanlarında düşünce barışını sağlayacak gibi görülüyor.
 
 

Fenni evren ve insan ilimleri ile dini zahir ve batın ilimlerini ilişkisini kuracak; evrenbilimle insanbilim arasında köprüler kuracak; bilimi ve hukuku bağlantasını sağlamlaştıracak ve ayni zamanda fen, felsefe, sanat ve dini etkinliklerin temel aracı olacak böyle bir aygıt artık zaruret haline gelmiştir. Ayrıca Bilimin giderek karmaşıklaştığı ve bilgilerin hızla çoğaldıgı dünyamızda dağınıklığı toparlayacak bir araca bir ilim tasnifine de şiddetle ihtiyaç vardır. Gerek bilim ve felsefe tarihinde Aristo'dan Kant'a uzanan bilgi kuramı çerçevesinde yeterli bilgi birikiminin olduğu ve gerekse resmi bilimin metodolojisi ile İslami ilimlerin temeli ilm-i usulun gibi gelişkin kurumsal usul ilimlerin bulunduğu düşünülürse bu zaruretin gidirilmesi ve şu ihtiyacın karşılanmaması için hiç bir sebeb yoktur. Hem nesnel bir ilim sınıflamasına esas teşkil edecek hem bu sınıflamayı canlı tutup onun değişim ve gelişimini sürdürebilecek bir yöntembilim, mümkün görünmektedir. 

Kainat kitabının verilerini ve Kur'ani ayatın anlatımlarını bağlayabilecek insan ve evren; cisim ve zihin; cesed ve akıl; hayat ve şuur; dil ve düşünce ve nihayet bilimden hukuka, evrenbilimden insabilime kadar bütün bu alan ve kesimlerin; ara ve orta noktası, özek ve arayüzü olan yöntembilimin; "düşünme" gücünü verimleştiren olanağının değer ve öneminde unutulmaması lazımdır. Sıradan zekaları dehalara yaklaştıran bu ilim cihazı, kas gücünü artıran makinalar gibi kafa gücünü artıran bir yardımcı olacaktır. Hatta sayıl ve sözel, nicel ve nitel alan dönüşümlerini fizik ve görsel ortamda yapılabilmesi imkanı sağlaması bakımından da belgesayardan pro-bilgi ve pro-karar üretebilecek gerçek bilgisayarlara geçişin alt-yapısını sağlaması yönünden de ilginç ufuklar açmaktadır.

Bu yöntemin sayısal isim (aritmetik) sırrı olan, çift yaratılan mahlukatın ifadesi ( 4444 ) RUB' ile görsel resim (geometrik) nuru olan KABE (Kare-Küre) ile oluşan BİRLİK GİZEMİ, birlikte (4+1=5) kalem tutan sağ elin BEŞ parmağı gibi, bilgi ve bulguları sanki levhi mahv ve ısbat kağıtlarında, riyazi ve mantıkı yapılanmanın amudi ve meddi koordinat çizgileriyle akıp getiriyor.

Kozmik din yasası; evlatları ve türevleri bulunan ahlak(kişi) yasası, topluluk(gelenek) yasası ve toplum(örgüt) yasası ile birlikte HUKUKU tutan iyiliği savunan ve özgürlüğün teminatı olan bir "özek" lik gösteriyor ve etkileşimin olumlu mahvasını destekliyorsa aynışekilde medyanın dört temel etkinliğinden biri olan Üniversal din ilkesi de, kendinden doğan ve kendisine yardım eden fen, felsefe ve sanata hamilik etmeye devam etmektedir. 

Bunlardan fen bilimleri İdris A.S. Peygamberin sahifelerinde indirilen lojiko-matematik hakikatler (mısır ve mezopotamya kanaklarında Oziris ve yunan kaynaklarında Hermes olarak geçer) Yunan ve Endülüs medeniyetinde geliştirilerek Batıya geçti ve Hızır A.S Peygamberin gözetiminde yetişti. Sıra felsefeye geldi. İmam-ı Gazali Hazretlerinin akıl ve Kalb gözü ayırımı Pascal vasıtasıyle Emanüel Kant'a ulaşarak Teorik ve Pratik Akıl yapısı kuramlaştırılarak Bilgi Teorisi kuruldu. İmamı Nursi'nin Mana-yı İsmi ve Harfi kavramlarıyla Afakı ve Enfüsi Düşüncenin bağlantıları kurularak olgunlaştırıldı. Onun meyvelerini de Yöntembilimle hepimiz toplayacağız. Böylece Fennin yöntemi haline gelecek Felsefe yada felsefenin yerine geçecek bilim felsefesi, içerikli sözde felsefelerden sıyrılarak ve önyargılı resmi bilimlerden kurtularak, BİLİM'in çekirdeği olacak bu faaliyetiyle birliğin sözcüsü olacak. Çünkü kökenindeki özdeşlik bunu buyurmakta ve varlığa ve sonsuzluğa çağırmaktadırdır. Dileyen bu çağrıya uyar özgür doğru ve gerçeğin erdemine ve bengin iyiliğin ve güzelliğin mutluluğa koşar. Dileyen zaman ırmağında tersine akarak "periferik" te çokluğa ve yokluğa doğru kaçar.