İLM-İ USUL:YÖNTEMBİLİM

Zaman ve mekan kadrosunu tanımladıktan ve bölgeleri aralarındaki berzahlarıyla tanıttıktan sonra yıllardır verimli bir kurgulama metodu olarak  yararlandığım ancak  nesnel ve tümel olduğundan herkesin kullanabileceğine inandığım bu İLİM USULÜNÜ ana hatlarıyla ve kısaca anlatacağım.

Gönül isterdi ki yöntembilimin karşısına, 4444 yöntemini tam formüle ederek, yeterince tümel tanımlayarak, olabildiğince nesnel betimleyerek, yapabildiğimce ortak bir oluşturarak çıkayım. Fakat sadece el yordamıyla bulduklarımı aktarıyor, aceleyle saptamalarımı sergiliyor ve nakıs bir tarzda sunuyorum. Belki de hiç bir şey yapmamaktan iyidir diye teselli buluyorum.

Biçimleri yapılandırırken bir imgeleme ve modelleme aracı işlevi gören KARTEZYON KOORDİNATLARI ve tasarımları kurgularken bir adresleme ve resimleme alanına dönüşen ANALİTİK DÜZLEMİ,  herkesin kullanabileceği zaman-mekan kadrosu göstermek ve kanıtlamak için yine kartezyen koordinatlardan yararlanacağız.

BİR  DÜŞÜNME ARACI OLAN BU GÖRSEL ÇERÇEVENİN   herkesi ilgilendiren  genel,  (üst sol ve sağ bölge)  nesnel SURETLERİNİ  ve tümel DUSTURLARINI, bana ait  özel (alt sol ve sağ) öznel MEFHUMLARINI ve  tikel MİSALLERİNİ  analitik düzlemde adresliyorum.

LEVHA-8:
Ortaya metod;  üst sola ve sağa form (biçim/şekil) ve norm (kural/düstür), alt sağa ve sola konsept (kavram/mefhum) ve model (örnek/misal)

Yöntembilimi başkalarına anlatmak ve aktarmak, benimsetmek ve kullandırmak için çalışmama rağmen konu  soyut ve sıkıcı olduğundan belki de anlatımımdaki noksanlıktan   başarılı olamadım. Bunun için hiç olmazsa doğrudan yöntembilimi anlatamazsam da dolaylı olarak  aktarabilmek için insanbilimi baz alan bir çalışmada bir yöntembilim denemesi yaptım. Gerçi her ne kadar bu çalışmanın  adı insanbilim olduğu için herkesin bu çalışmayı tartışmak hakkı ise de tali konusu yöntembilim olduğu için değerli eleştirilerini almak üzere bu çalışmayı bilgi felsefesiyle ilgilenen ve dil felsefesine çalışanlarla paylaşabilirim. Çünkü bu eleştirilerin birbirimize katkısı, bilgi yarışının hızlandığı ve ömrümüzün azaldığını göz önüne alındığında pek çok değerli ve önemlidir.

Burada yöntembilimi ayrıntılı formüle edemediğimden sadece   nesnel olan formlarını  göstereceğim, tespit edebildiğim tümel   normları  yazacağım, şahsi ve hususi  modellerden bazılarını takdim edeceğim. Elbette kurgusal ve kavramsal bir çalışma ile formlar daha geliştirilebilir, normlar yetkinleştirilebilir ve modeller olgunlaştırabilir. Biz sadece başlangıç için öneride bulunuyoruz.
 

A) NESNEL BİÇİM (Boş formlar/Kalıb şekiller)
Burada ayrıntılı açıklama yapılmadan,  form ve şekillerin aşağıda dizilmiştir. Yazı içinde bkn yollamalarıyla gönderme yaptığım bu formların diziminde koordinatik eksenlerin tedrici açıklamasını  gösteren sıra nazara alınmıştır. EK – A  da sunulan bu formlar şunlardır:

1) Düşey şakul çizgisi (Bkz. EK-A-Form: 1)
2) Yatay ufuk çizisi (Bkz. EK-A-Form: 2)
3) Dik çizgilerin kesişimi (Bkz. EK-A-Form: 3)
4) Kareler (Bkz. EK-A-Form: 4)
5) Daireler (Bkz. EK-A-Form: 5)
6) Daire-Kare (Bkz. EK-A-Form: 6)
7) Koordinatlar (Bkz. EK-A-Form: 7)
8) Eksenler (Bkz. EK-A-Form: 8)
9) TEKABÜL
10) ÇAPRAZ
11) ARAYÜZ

Burada sıralanan on bir form yazının sonuna eklenmiştir. Son üç şekil yöntembilim çalışmalarımda sürekli kullandığım formlardır.

B) TÜMEL KURALLAR
Yalın ve biçimsel ilişkileri ifade ederler. Aşağıda açıklanan kurallar deneme mahiyetinde  eleştirilmeye ve geliştirilmeye açık tartışmalı tanımlardan ibarettirler. Bu tanımlar, moral ilimlerde gerekli olan çok anlamlılığı,  natural ilimlerde gerekli olan tekanlamlılığa indirme “abesiyle” iştigal ediyor görünürler. Bu belki benim düşünsel bozukluğumdan kaynaklanır belki de ölçü ve kuralın yalınlığından ve sadeliğinden kaynaklanan yada düzen ve disiplinin doğal ve törel gereksiniminden doğan bir zorunluluktur. Bunun için hem eleştiri hem yardımınızı diliyor, tartışmanızı bekliyorum.

Bana göre bu tanımları önce bir okuyup geçiniz, üzerinde fazla durup anlamaya çalışmayınız. öntembilimi ana hatlarıyla benimseyip, genel olarak yerinde buluyorsanız, o zaman,  eleştirmek ve tartışmak için anlamaya ve kavramaya çalışınız. Ancak benimsemeden  eleştirmek diyorsanız o zaman EK-D de sunulan “ilm-i usul” başlıklı ekteki dört-beş şemadaki kurgulamalarımı  eleştirmenizi beklerim. (Bkz. EK-D- İLM-İ USUL) Böylece eleştirici ve düzeltmelerinizle,  hem biraz daha içerikli bir konuyu değerlendirmiş, hem de doğruya erişme ve gerçeğe yaklaşma da bana yardım etmiş olacaksınız. Bu çok yalın ve  salt biçimsel olar tümel kurallar şunlardır:

 DELALET/LİSANİ
1. SÖZSELLİK// İLKESİ, kapsamı- belirleme.  (merkez)
Haberin Nisbeti=AYN-GAYR(sağ üst)
Bir TERİM sadece bir kavramı karşılamalıdır.
Bir simge, ancak bir kavramı göstergeler.
Her ad, bir nesneye verilir.

MARİFET/AKLİ
2. BİLGİSELLİK//İLKESİ, kavramı-birleştirme. (muhit)
Hadisenin  İzafeti=ZID-NİD (sağ alt)
Bir KAVRAM, her  bir kavramla tanımlanabilir.
Bir olgu, başka bir olguyla ilişkilidir.
Nelikler, nicel ve nitel sınırlarla çevrilidir.

TASARRUF/BASARİ
3. GÖRSELLİK//İLKESİ, konuşmayı-belgeleme. (yty/dşy/kşt/bkşk)
Tamamiyetin Şekli=KÜL-CÜZ(sol üst)
TANIMLAR, geometrik biçimlerle yansıtılmalıdır.
İlişkiler, koordinatik eksenlerle anlaşılır.
Kimlikler, (birey, tür, cinsler) ortak ve benzer özelliklerdir.

TAKDİR/NAZARİ
4. DÜŞÜNSELLİK //İLKESİ, konuyu-bütünleme. (kare-küre)
Camiyetin Sureti=TAHLİL-TERKİB(sol alt)
TASIMLAR  ,örnek benzetimle aktarılabilir.
Etkileşimler evren-evrede oluşurlar.

Doğal ve dönel yapı ve işlevler eş ve ard zamanlı birimlerde (öğe-süre;organ-aşama;ortam-dönem;düzen-dirim) yer alırlar.

Bunlar genel  ve tümel  epistemik kurallardır. Ancak BU KURALLARDAN BAŞKA insanın akıl ve bilgiden başka yapı ve yetenekleri de bulunduğundan ontik ve metafizik alana, estetik ve etik yanlara,   fizik ve psik  yönlere  ilişkin kimsel  ve evrensel bilgiler ve yorumlar çıkartılabilir ve bunlara ilişkin  tikel ve tekil  ülküler ve inançlarda ortaya konulabilir. Nitekim yazının sonunda “Yöntembilimden METAFİZİĞE” başlığıyla böyle bir denemede yaptık.

C) ÖZEL KAVRAMLAR
Yöntembilimin işi nesnel formlar ve normlar yanında tümel olan içeriksiz kavramları, tanımları, tasımları ve düşünceleri   tespit etmek . Bizce bu tespit hikmet ve felsefenin asli işlevidir. Bu soyut ve zorlu görev,  içeriksiz felsefe yapan dil ve bilim felsefecilerinin işidir.  Bu işi başarmak fenni ve dini otoriteleri yadsımayan ve hem matematikte uzman fenci bilgelerin , hem Arapça da uzman dinci bilginlerin   yani kamil (bütüncül ve entegral)   aydınların ekip çalışmasıyla mümkündür. Derin bir bilgi kadar yoğunlaşmış bir ilgi de gerekir. Biz ilkel bir çalışmayla  sadece bazı formlar  ve normların  denemesini yaptık. Kavram tanımlama ve konu bütünleme çalışmaları sonucunda  ortaya bazı temel kavramlar ve bu kavramları kullanarak çeşitli  konularda yüzlerce şema ve kurgular  çıkardım. Ancak henüz bunları  tertip ve tasnif edip özetleyemediğimden bu yazıda sunulamamıştır. Burada sadece bir  örnek  kurgulama  veriyoruz.

D) ÖRNEK "İNSAN" KURGULAMASI
İçeriksiz formları  ve biçimsel kuralları kullanarak fenni ve dini araştırma ve incelemelerde kurgulamalar yaparken bazı hazır  modellerden yararlanabiliriz.  Genel olan sibernetik  ve semiotik modellerin sunulmasını ve ayrıntılı açıklanmasını  bir yana bırakıyoruz. Sadece  bir  örnek bir kurgulama sunarak onu   tartışma ve eleştirinize açmak istiyoruz:

BEŞERİYETİN yararı ve yetkinliği için onu anlamak ve  açıklamak çabalarına katkıda bulunmak istiyoruz. Bu  amaçla,  insanın mutluluğu ve kutluluğu yolunda insanı  betimlemek ve yorumlamak  etkinliğine katılmak üzere  “İNSAN”  kavramını,  örnek  kurgulama konusu yapıyoruz.
İnsanın sosyolojik ve psikolojik temelleri inmek ve antropolojinin  ve hümanizmin  köklerine erişmek elbette bilim ve hukuk kadar felsefe ve hikmetin amacıdır. Meşhur   “çıplak adam”ın somut görüntü   “karesi”ni; “dikdörtgen” bir  şemada göstergeleşen bir “soyut insan” haline getirip bu model üzerinde insanın  hakikatinden onun mahiyetine geçme denemesi yaptık.

İnsanı önce  karenin dört kenarına;   sağ kenar  ortaya   ferd,  sola cemiyet, üste fiil  alta kasd  olarak ORTAGONAL (kırmızı)  eksenlere adresliyoruz.

Sonrada,  dört köşesine;  sağ üst uca letaif, sol üste ma’şer, sağ alta bilim sol alta hukuk  kavramlarını  DİYAGONAL (mavi) olarak yerleştiriyoruz. (İNSAN 0) (Bkz. EK-C-İnsan)

Bundan sonra, büyük insan (M)  karesinden  oluşan dört küçük insan karelerinden (M1, M2, M3, M4)  her birini tekrar  küçük karelere ayırmak üzere ayrıntılara iniyoruz:

M1 İnsanın LETAFİNİ;  nefs, akıl, kalb ve ruh latifeleriyle koordinatlıyoruz. (İNSAN 1) (Bkz.EK-C-İnsan)

M2 İnsanın MA’ŞERİNİ; iktisadi, ilmi, siyasi ve içtimai alanda tümlüyoruz. (İNSAN 2) (Bkz.EK-C-İnsan)

M3 İnsanın  BİLİMİNİ;  fen, hikmet, sanat ve din olarak bütünlüyoruz. (İNSAN 3) (Bkz. EK-C-İnsan)

M4  İnsanın HUKUKUNU; itikad, ibadet, ahkam ve ahlak da topluyoruz  (İNSAN 4) (Bkz.EK-C-İnsan)

Her bir küçük karenin anlatılması, açıklanması ve ayrıntılı hale getirilmesi bu yazının hacmi kadar olacağından konunuz olan yöntembilimin dışına çıkaracağından içerikleri tanımlama ve kanıtlamadan vazgeçip  sadece TEMEL kavramları eksenleştirmekle  yetiniyoruz.

Ancak burada bir hususu belirtmekte yarar var.  Kullandığımız kavramların ve terimlerin yerine başkaları koyulabilir ve seçilebilir. Bu;  tamamen bu formları kullanan ve normları işleten kimsenin bilgisine ve görüşüne, konusuna  ve amacına kalmış  bir kurgulama;  özgürlüğüne ve özgülüğüne bırakılmış ve  tasarlama özerkliği ve özgünlüğüne kalmış bir özelliktir. Örneğin,  M4 (İNSAN 4) de HUKUK başlığında, itikad, ibadet, ahkam ve ahlak bölümlemesi mesela İLİŞKİLER  başlığı altında öğrenme, eğlenme, çalışma ve tanışma olarak değiştirebilir. Şu da var ki “İsimlerin değişmesiyle gerçekler değişmez” gerçeğini nazara alırsak yaptığımız kurgulama örneklerinin donmuş sistemler teşkil etmedikleri ve  sürekli olarak   değişmeye, yenilenmeye, gelişmeye  açık denemeler olduğunu  arada bir vurgulamamız kesin olgular ve kanuniyetler;  değişmez nelikler ve ayniyetler bulunmadığı ve bunların da aranılmaması anlamına gelmez.

Yaptığımız değişkenlik ve gelişkinlik vurgulaması,  bizim bunları bir yöntemci  olarak konumuz dışında kaldığını ve yöntembilime ilişkin mahiyet ve ayniyetleri  bireysel bir şekilde belirleme ve  saptama  yetkimiz  ve  gücümüz  olmadığını gösterir. Belki yöntembilim, ileride bir temel bilim dalı (usul) ve etkinlik kolu (hikmet) kurumlaşır ve yerleşirse temel form ve normların düzeltilmesi ve geliştirilmesi ile gerçeğe yaklaşık sağlıklı  sistemler  ve içerikler; doğruya yakın sağlam kurgular ve dolgular  yapma imkanı ortaya çıkabilir.